Blog'a Dön
Sistem Hafızası
5 dk okuma

Recall Healing Yaklaşımına Göre Yaşam Öyküsüne Farklı Bir Bakış

Yazar: Nilüfer DoğanYayın: 8 Temmuz 2026Güncelleme: 9 Temmuz 2026

Ailenizde hiç konuşulmayan bir hikâye, bugün sizin hayatınızı yazıyor olabilir mi?

Hiç düşündünüz mü...

Neden bazı insanlar aynı ilişkiyi farklı kişilerle tekrar tekrar yaşar?

Neden bazı korkuların, öfkelerin ya da suçluluk duygularının kaynağını bir türlü açıklayamaz?

Neden "Artık değişeceğim." dediğimiz hâlde, bir süre sonra kendimizi yine aynı davranışların içinde buluruz?

Ve neden aynı evde büyüyen iki kardeş, aynı olayları bambaşka şekillerde deneyimler?

İsimler değişir...

Şehirler değişir...

İlişkiler değişir...

Ama sonuç nedense hep aynıdır.

Kimileri sürekli terk edilmekten korkar.

Kimileri ne kadar başarılı olursa olsun kendini bir türlü yeterli hissedemez.

Kimileri ise "Artık böyle davranmayacağım." diye defalarca karar vermesine rağmen, bir süre sonra yine aynı seçimleri yaparken bulur kendini.

Peki neden?

Acaba gerçekten bütün bu yaşadıklarımız yalnızca bize mi ait?

Yoksa bazen hikâye, biz doğmadan çok önce yazılmaya başlamış olabilir mi?

Belki de hayatımız boyunca değiştirmeye çalıştığımız şey, aslında davranışlarımız değildir.

Belki yalnızca görünen kısmıyla mücadele ediyoruzdur.

Oysa görünmeyen tarafta, yıllardır sessiz kalan başka bir hikâye bizi bekliyordur.

Bazı ailelerde hiç konuşulmayan olaylar vardır.

Bir kayıp...

Bir iflas...

Bir evlat...

Bir göç...

Bir savaş...

Bir ayrılık...

Ya da yıllar boyunca üzeri örtülen bir gerçek...

Zaman geçer.

Hayat devam eder.

Konu kapanmış gibi görünür.

Ama gerçekten kapanır mı?

Yoksa sadece konuşulmaz mı?

İnsan, ailesinin geçmişini değiştiremez.

Ancak bazen geçmişe bakışını değiştiren tek bir soru, bugünü bambaşka görmesini sağlayabilir.

Acaba insan, farkında olmadan kendisinden çok önce başlamış bir hikâyenin devamını yaşıyor olabilir mi?

Belki de hayatımızdaki bazı cevaplar yalnızca bugünde değildir.

Belki de hikâye, sandığımızdan çok daha önce başlamıştır.

Belki de bize ait sandığımız bazı yükler, hiç konuşulmayan bir aile öyküsünün sessiz izlerini taşımaktadır.

İnsanın yaşam öyküsünü anlamaya çalışan farklı disiplinler

İnsanın yaşam öyküsünü anlamaya çalışan farklı disiplinler ve bütüncül yaklaşımlar, yıllardır bu soruların peşinden gidiyor. Bu yaklaşımlardan biri de Gilbert Renaud tarafından geliştirilen Recall Healing yaklaşımıdır.

Recall Healing, kişinin yaşamındaki tekrar eden bazı duygu, düşünce ve davranış örüntülerini değerlendirirken yalnızca bugüne değil; çocukluk dönemine, aile öyküsüne ve kuşaklar arası deneyimlere de bakmayı öneren bütüncül bir yaklaşımdır.

Bu cümleyi ilk okuduğumda beni düşündüren şey yalnızca "sır" kelimesi değildi.

Asıl soru şuydu:

İnsan, hiç bilmediği bir hikâyenin izlerini de taşıyor olabilir mi?

Düşünün...

Bir aile büyüğü büyük bir kayıp yaşadı.

Bir başkası derin bir hayal kırıklığını hiç kimseyle paylaşmadı.

Bir diğeri korkularını, utancını ya da yaşadığı ağır bir olayı sessizce içine gömdü.

Yıllar geçti.

O insanlar değişti.

Hayat devam etti.

Peki ya konuşulmayan o duygular gerçekten geride mi kaldı?

Yoksa yalnızca sessizliğe mi büründü?

Belki de bazen kuşaktan kuşağa aktarılan şey sadece fiziksel özellikler değildir.

Bazen görünmeyen bir mirastır.

Bazen konuşulmayan bir aile hikâyesidir.

Bazen yıllarca adı konulamayan duygulardır.

Bazen de herkesin bildiği ama kimsenin konuşmadığı bir gerçektir.

Üstelik bu yolculuğun yalnızca çocuklukta başladığını söylemek de eksik kalabilir.

Recall Healing yaklaşımına göre anne karnındaki dönemin, ailenin o günkü duygusal atmosferinin, bekleyişlerin, kaygıların ve yaşanan önemli olayların da insanın yaşam öyküsünü anlamaya çalışırken değerlendirilmesi gerektiğini öne sürer.

Belki de bu yüzden aynı ailede büyüyen iki kardeş bile aynı hayatı yaşamaz.

Çünkü aynı olayın içinde olsalar bile, onu aynı şekilde deneyimlemezler.

İşte tam da bu nedenle, bana göre uygulayıcının en önemli görevi hazır cevaplar vermek değildir.

Bazen en önemli görev, iyi bir dedektif gibi doğru soruları sorabilmektir.

Ancak bunu yaparken vazgeçmediğim iki temel ilke vardır:

Asla suçlamamak.

Asla yargılamamak.

Çünkü amaç geçmişte bir suçlu bulmak değildir.

Anne babalarımız da...

Dedelerimiz de...

Onlardan önce gelenler de...

Kendi yaşam koşulları içinde ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar.

Önemli olan, görünmeyeni görünür hâle getirebilmek ve insanın kendi yaşam öyküsüne daha geniş bir pencereden bakabilmesine yardımcı olmaktır.

Yıllar içinde farklı disiplinlerle çalışırken önemli bir şey fark ettim.

Her biri, insanı farklı bir açıdan anlamaya çalışıyordu.

Recall Healing yaklaşımı, bana doğru soruları sormanın önemini düşündürdü.

Kozmoenerji (Petrov Ekolü) ise, bugün çalışmalarımın temelini oluşturan yaklaşım olarak, ekolün kendi terminolojisi içindeki uygulama yaklaşımıyla insanı daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeme katkı sağladı.

Bunun yanında, fark edilen düşünce, duygu ve davranış örüntülerinin günlük yaşamda günlük yaşamdaki gözlem ve seçimlere yansıyabilmesi için zihin yapılandırma çalışmalarının da önemli olduğunu gördüm.

İşte bugün geliştirmekte olduğum RSM-3 yaklaşımı, bu disiplinlerden birinin yerine geçmek için değil; her birinden edindiğim bilgi, gözlem ve deneyimleri ortak bir değerlendirme çerçevesinde bir araya getirme düşüncesiyle şekillenmeye devam ediyor.

Çünkü bana göre insanı yalnızca tek bir açıdan değerlendirmek, büyük resmin sadece bir bölümünü görebilmektir.

Bazen gerçek dönüşüm, yeni bir cevap bulduğumuz gün başlamaz.

Hayatımızda ilk kez doğru soruyu sormaya cesaret ettiğimiz gün başlar.

Belki de bugün kendinize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Acaba ailemde hiç konuşulmayan, üzeri örtülen ya da zamanla unutulduğu düşünülen bir hikâye var mı?

Ve eğer varsa...

Acaba ben bugün, farkında olmadan o hikâyenin hangi cümlesini yaşamaya devam ediyorum?

Bu yazı, farklı bütüncül yaklaşımların insanın yaşam öyküsünü değerlendirme biçimlerine ilişkin bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer verilen açıklamalar, bilimsel olarak evrensel kabul görmüş tıbbi tanı veya tedavi yöntemleri değildir ve bunların yerine geçmez. Sağlıkla ilgili tanı ve tedavi süreçlerinde yetkili sağlık profesyonellerine başvurulmalıdır.

Yazar Hakkında

Nilüfer Doğan, Kozmoenerji (Petrov Ekolü) Eğitmeni | Progressor ve RSM-3™ Geliştiricisi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.